Çantamdaki 17 Eşyayla Dünyayı Dolaşmak
Bak şimdi, geçen hafta Osprey çantamı boşaltıp içindekileri saydım: Tam 17 parça eşya. On yıldır dünyayı dolaşırken yanımda taşıdığım her şey bu kadar.
İçindekiler
Neden Az Eşya?
İlk başta zorunluluktan başladı - 65 litrelik koca çantayla Güney Amerika'da otobüsten otobüse atlayamayacağımı anlayınca. Ama zamanla gördüm ki az eşya sadece sırtımı hafifletmiyor, zihnimi de özgürleştiriyor.
Az Eşyanın Getirdiği 4 Temel Özgürlük
1. Karar Verme Özgürlüğü
Sabah ne giyeceğim stresi yok. 3 tişört, 2 pantolon, hepsi bu. Seçenekleri kısıtlamak paradoksal şekilde özgürlük getiriyor. Apple'ın kurucusu Steve Jobs'ın her gün aynı kıyafeti giymesi tesadüf değildi.
2. Finansal Özgürlük
Her ay H&M'den yeni kıyafet almıyorum. Pahalı ama kaliteli Uniqlo tişörtlerim 4 yıldır benimle. Ayda ortalama 300 dolar tasarruf ediyorum sadece 'yeni' şeyler almayarak.
3. Hareket Özgürlüğü
35 litrelik çantamla istediğim yere gidebiliyorum. Hostelworld'de rezervasyon yaparken üst ranzalar sorun değil. BlaBlaCar'da bagaj derdi yok.
4. Zihinsel Özgürlük
En değerlisi bu. Eşyalarını azalttıkça zihnin berraklaşıyor. Geçen yıl Hindistan'da bir ay kalırken tüm varlığım yanımdaydı ve hiçbir şeye ihtiyaç duymadım.
Nasıl Başlayacaksın?
1. Önce gardırobunu ele al. Her parçayı eline al ve son 6 ayda kaç kez giydiğini say.
2. Teknoloji: Laptop, telefon, kindle. Üçü yeter. Tablet? Gereksiz.
3. '1-in-1-out' kuralı: Yeni bir şey alıyorsan, eskisini ver.
4. Depolama alanlarını iptal et. Aylık 100 dolar ödeyip kullanmadığın eşyaları saklamak mantıksız.
Son Söz
Şunu söyleyeyim: Minimalizm bir yarış değil. Ben 17 eşyayla yaşıyorum diye sen de yaşamak zorunda değilsin. Ama bir dene. Bir hafta sadece bir sırt çantası eşyayla yaşa. Sonra kararını ver.