Planlı Gezgin mi, Rüzgarın Götürdüğü mü: Hangisi Sensin?
Bak şimdi, Peru'da Machu Picchu biletimi son ana bıraktığım için kapıdan dönmüştüm. Aynı hafta içinde, hiç planlamadan girdiğim bir otobüs beni hayatımın en güzel köyüne götürdü. İşte tam da bu yüzden seyahatte planlama ve spontanlık konusu kafamı hep kurcaladı.
İçindekiler
Plan mı Spontanlık mı? Yanlış Soru!
Şunu söyleyeyim: Bu bir ya/ya da meselesi değil. Önemli olan hangi durumda neyi tercih edeceğini bilmek. Yani Vietnam'da trenle kuzeye giderken biletimi 2 hafta önceden alırım, ama Laos'ta nerede kalacağımı sabah karar veririm.
Ne Zaman Kesinlikle Plan Yapmalısın?
- Yüksek sezon etkinlikleri (Tomorrowland bileti 6 ay önceden tükeniyor)
- Popüler destinasyonlar (Japonya'da JR Pass 14 gün önceden alınmalı)
- Vize gerektiren ülkeler (Rusya vizesi için en az 21 gün gerekiyor)
- Uçak biletleri (Skyscanner'da 3 ay önceden bakarak ortalama %40 tasarruf ediyorum)
Ne Zaman Akışına Bırakmalısın?
- Güzergah değişiklikleri (Hostelde tanıştığın Alman gezginle rotanı değiştirmek)
- Günlük aktiviteler (Yerel pazarları ve sokak festivallerini keşfetmek)
- konaklama seçimleri (Düşük sezonda Hostelworld'den aynı gün rezervasyon)
- Yemek tercihleri (Yerel tavsiyelerle keşfedilen restoranlar)
Pratik Denge Stratejileri
Peki nasıl dengeleriz? İşte benim uyguladığım sistem:
- Ana rotayı belirle (2-3 aylık genel plan)
- Kritik rezervasyonları yap (uçak, popüler hosteller, etkinlikler)
- Her hafta için 2-3 gün boş bırak
- Acil durumlar için Booking.com'da free cancellation seçeneğini kullan
- Günlük bütçenin %20'sini beklenmedik fırsatlar için ayır
Planlama Araçlarım
Google Calendar'da ana tarihleri işaretlerim. Maps.me'de çevrimdışı haritalar indiririm. TripIt uygulamasında rezervasyonlarımı toplarım. Rome2Rio ile ulaşım alternatiflerini karşılaştırırım.
Son Söz: Altın Oran
Şunu unutma: En iyi seyahatler %60 plan, %40 spontanlık ile oluşuyor. Bu formül benim 47 ülkelik deneyimimden çıkardığım sonuç. Ama en önemlisi, kendi tarzını bulman.