Chiang Mai'nin En İyi Kahve Mekanları: Kahve Başkenti'nde 9 Muhteşem Durak
Chiang Mai, Tayland'ın kuzeyinde "kahve başkenti" diye boşuna anılmıyor. Şehirde neredeyse her sokak, kendi kahvesine gönül vermiş ustaların çalıştırdığı bir mekânla dolu. Bir yanda etiğe ve yerel çiftçi desteklerine önem veren kavurucular, bir yanda dünyada yarışmalara katılan baristalar… Kısacası burada içtiğin kahve sadece içecek değil; adamların emekle, teknikle ve kafa yapısıyla oluşturduğu bir kültür.
İçindekiler
Ben burada "kahve rehberi" yazıyorum diye bir kahve gurusu değilim. Ama iyi kahveyi kötü olandan ayıracak kadarlık bir damak gene var bende. Bu şehirde dolaşırken şunu görüyorsun:
Chiang Mai'de kahve işi şaka değil; profesyonellik ve tutku yan yana gidiyor.
Hazırsan, şehirdeki en sağlam kahvecileri tek tek anlatıyorum. Sıralama önem sırasına göre değil; şöyle mahalle gezer gibi karışık.
1. Ministry of Roasters
Chiang Mai'deki en karakterli yerlerden biri. Bina zaten başlı başına olay; modern mimarinin "akmış gitmiş" hali. Beton, eğimli yüzeyler, organik çizgiler… Mekâna girince daha kahveyi görmeden "bunlar bu işi biliyor" diyorsun.
Kahvelerin çoğu yerel çiftliklerden etik şekilde toplanmış çekirdeklerden yapılıyor. Kendi kavurma profilleri var ve menüdeki çeşitlilik şaşırtacak seviyede. Baristaları da gerçekten işinin ehli; teknik konuş desen konuşuyorlar, tavsiye iste desen adam gibi öneriyorlar.
Burası kahve işinin nasıl yapıldığını görmek isteyenlere birebir.
Öneri: Şarap kadehinde servis edilen drip coffee. Sunumuyla bile ayrı bir zevk.
2. Brewginning
Bu mekânın ünü aslında ikiye ayrılıyor: kahvesi ayrı meşhur, kapısının önü ayrı meşhur. Dışarıdaki hasır sepetçi ve sokak tabelası şehirde bir nevi fotoğraf ritüeli olmuş.
Ama benim odağım fotoğraf değil, kahve. Brewginning kendi kavurduğu çekirdeklerle çalışıyor ve hem sıcak hem soğuk demlemelerde istikrarlı bir kalite tutturmuş.
Baristalar samimi, sıcak ve işini ciddiye alan tipler. İçeri girince enerjileri direkt geliyor. Zaman zaman canlı müzik de oluyor; ortam keyifli hale geliyor.
Öneri: Flat White ya da Iced Espresso Orange. Kahve + portakal uyumu şaşırtıcı şekilde iyi.
3. Roast8ry
Bu mekânın sahibi Arnon Thitiprasert, Dünya Latte Art Şampiyonu. O yüzden menüdeki içeceklerin sadece tatları değil, sunumları bile resmen sanat eseri.
Nimman'da iki şubeleri var, özellikle ana şube sabahları dolup taşıyor. Mekân modern bir brutalist stile sahip: beton duvarlar, ahşap detaylar, sade çizgiler…
Kahveler hem klasik hem de yaratıcı seçeneklerle dolu. Burada "alıştığım cappuccino'yu içeyim" dersen hata yaparsın; biraz menüye güvenip farklı bir şey denemek gerek.
Öneri: Satan Latte veya kafatası bardakta gelen Ficardie.
4. Toffee Roasters
Nimman'ın göbeğinde, minimal ve sıcak bir mekân. Küçük olmasına rağmen kendine has bir huzuru var. Gün ışığı camlardan içeri doluyor, içerideki sakinlik insana tatlı bir nefes aldırıyor.
Kendi kavurdukları çekirdeklerle espresso ve filtre tarafında çok temiz işler çıkarıyorlar. Tatlıları, ev yapımı lezzetleri ve sade dekorları mekânı "tam kıvamında" yapıyor.
Bu liste içinde en "evim gibi" hissettiren yer bu olabilir.
Öneri: Flat White.
5. Fohhide
Mekan olmasa, sırf manzarası için bile çıkıp gidersin. 5. katta olduğu için Nimman'ın, dağların ve Wat Doi Suthep tarafının geniş bir panoramasını görüyorsun.
Dekor ferah; açık renkler, hafif dokular… Gürültü patırtı yok. İster içeride serin serin otur, ister balkonda otur manzarayı izle.
Burada bence en iyi içecek Dirty Latte. Üstelik longan şurubuyla tatlandırıyorlar ve ortaya gerçekten alışılmadık bir tat çıkıyor. Yulaf sütü seçeneği de var.
Öneri: Dirty Latte.
6. Once in a Blue Moon
Burası hem kahveci hem hostel, ama sakın "hostel kahvecisi işte" diye küçümseme; şehirdeki en özenli mekanlardan biri. Old Town tarafında, turist kalabalığından uzak, daha sakin ve karakteri olan bir bölgede.
İçerisi fotoğraf çekmek için aşırı uygun ama ben onu bir kenara bırakıp kahvesinden bahsedeyim: Kendi kavurdukları çekirdeklerle (Usual Coffee Roasters) gerçekten kaliteli iş çıkarıyorlar. Özellikle sütlü içeceklerde kıvam tutturma konuları çok iyi.
Fohhide'daki Dirty Latte çok iyi ama burada da bir o kadar iddialı. Üstelik ekip güler yüzlü, rahat ve samimi.
Öneri: Dirty Latte, Flat White veya filtre seçenekleri.
7. Terroir
Kahvenin "nereden geldiğinin" ve çekirdeğin karakterinin önemli olduğunu düşünüyorsan, Terroir tam senlik. Mekân tamamen tek köken çekirdeklerin; yani single-origin'lerin tadını net bir şekilde ortaya koymaya odaklanmış.
Buradaki ekip işini bilim gibi yapıyor. Asidite, gövde, aroma, kavurma profili… Hepsini tane tane anlatıyorlar. Kahveyi öğrenmek isteyen biri için hem keyifli hem de eğitici.
Biraz daha bütçe ayırırsan yarışma seviyesindeki çekirdekleri de deneyebilirsin. Açıkçası "kahve böyle bir şeymiş demek ki" dedirten türden.
Öneri: Geisha hand brew. Meyve suyu gibi içiliyor, öyle söyleyeyim.
8. Akha Ama
Burası sadece bir kahveci değil; etik ticaretle, sürdürülebilir üretimle ve yerel toplulukları desteklemekle adını duyurmuş bir oluşum. Kurucusu, Akha halkından Lee Ayu. Yani arka planda gerçekten kültürel bir hikâye ve adanmışlık var.
Menüdeki kahveler temiz, dengeli ve çok karakterli. Kahveyi içtiğinde direkt "çiftlikten bardağa" bir yolculuk hissi geliyor. Ayrıca çekirdek seçenekleri çok geniş; drip bag'ler ve kapsüllerle eve götürmelik ürünleri de var.
Şehir dışına çıkıyorsan Akha Ama Living Factory'ye uğramak da ayrı bir deneyim; hem ferah bir mekân hem de yol üstü mola gibi.
Öneri: Americano veya sıcak drip.
9. Don't Worry Be Happy (DWBH)
Şehrin biraz dışında, turist yoğunluğundan uzak, daha çok yerlilerin sevdiği samimi bir kahve mekânı. Burada ortam çok rahat. Çalışanlar güler yüzlü, latte art konusunda yetenekliler ve her içecek özenle hazırlanıyor.
Kahve dışında Hindistan cevizi suyuyla yapılan içecekleri ve bubble tea seçenekleri de var. "Kahve içmeyeyim ama yine de bir şeyler içeyim" diyen bir arkadaşın varsa tam ona göre.
Merch kısmı da epey iyi; tişörtler ve tasarım ürünler baya ilgi çekici.
Öneri: Oat Flat White.
Sonuç
Chiang Mai'de kahve kültürü gerçekten ayrı bir dünya. Her mekânın kendine özgü bir yaklaşımı, tarzı, hikâyesi ve damak izi var. Bu listedeki her yer farklı bir karakter taşıdığı için "birini seçeyim de diğerini boş vereyim" diye bir şey olmuyor. Zamanın varsa hepsine en az bir kez uğra; her biri seni başka bir tat ve atmosferle karşılayacak.
Kısacası, Chiang Mai'ye gelip sadece tapınak gezen çok şey kaçırır.
Bir de bu şehrin kahvesine bulaşınca, bir daha kolay kolay standart kahveye dönmek istemiyorsun.