Taliwang'da Karapan Kerbau: Bir Yarışın İçinden Geçerken

Taliwang'da Karapan Kerbau: Bir Yarışın İçinden Geçerken

Flores'e geçmeden önceki gün. Taliwang'da küçük bir oteldeyim. Resepsiyonun önünden geçerken bir tablo dikkatimi çekiyor. Çizim gibi ama neredeyse fotoğraf. Bufalolar çamurun içinde koşuyor, arkalarında bir adam. Sırığın üzerinde ayakta, elinde kırbaç.

Ne olduğunu soruyorum. Resepsiyondaki görevli heyecanla anlatıyor: "Karapan Kerbau. Bufalo yarışı. Her hafta sonu burada yapılır. Sumbawa'nın geleneksel yarışı bu."

İki jokey, dört bufalo. Bataklıkta yarış yapılıyor. Bufalolar yaşa ve kiloya göre ayrılıyor. Kazanan bir üst tura geçiyor. Finalde ödül var: altın, şan, alkış.

Üç gün sonra kendimi yarış alanında buluyorum. Kalabalık, bağırış, heyecan… Ben de merakla izliyorum. Yarış başlıyor. Jokey sırığın üstünde, bufalolar bataklığa dalıyor. Çamur sıçrıyor, bağırışlar artıyor. Kırbaçlar havada.

Başta bu coşkunun parçası gibi hissediyorum kendimi. Ama yarışlar ilerledikçe bazı şeyler gözüme batmaya başlıyor. Bazı bufalolar düşüyor, zorla kaldırılıyor. Burunlarındaki demir halkalar çekildikçe yüzleri geriliyor. İtiliyorlar, dövülüyorlar. Ama bu sırada kimse garipsemiyor.

Ben de bir an durup düşünüyorum. Bu acı mı, gelenek mi? Sorguluyorum kendi içimde ama cevabını bulamıyorum. Sonra kendime şunu söylüyorum: Bu da kültürün bir parçası. Ve bazen her şeyi anlamaya çalışmak yerine sadece tanıklık etmek gerekiyor.