Ukrayna’da 5 Dolarla Bir Gün: Lviv’de Sokak Sanatçılarıyla Hayatta Kalma Rehberi

Ukrayna’da 5 Dolarla Bir Gün: Lviv’de Sokak Sanatçılarıyla Hayatta Kalma Rehberi

Ukrayna’da 5 Dolarla Bir Gün: Lviv’de Sokak Sanatçılarıyla Hayatta Kalma Rehberi

Merhaba dostum, ben Esat. 30 yaşında, 13 ülke gezmiş, son 6 senenin 4’ünü Bali’de geçirmiş bir Türk gezginim. Bugün sana, 2018’in soğuk bir kasım gününde Ukrayna’nın Lviv şehrinde, cebimde sadece 5 dolarla nasıl bir gün geçirdiğimi ve sokak sanatçılarıyla nasıl kanka olduğumu anlatacağım. Evet, yanlış duymadın, 5 dolar. Çünkü bazen özgür olmak, azla çok yapmayı bilmek demek. Manifesto bu: Özgür ol, cesur ol, azla çok yap!

Ukrayna’ya ilk gittiğimde, Lviv’in tarihi sokaklarında dolaşırken cebimde doğru düzgün para olmadığını fark ettim. Bütçem o kadar dardı ki, hostel masrafını ödedikten sonra günlük harcamam bu kadarcık kalmıştı. Ama pes etmek mi? Asla. Dedim ki, “Esat, bu şehir seni yenecek mi? Hayır! ” Ve işte o gün, Lviv’in sokaklarında hem karnımı doyurdum hem de inanılmaz bir deneyim yaşayabilirsin. Hazırsan başlıyoruz!

Başlangıç: Cebimde 5 Dolar, Kafamda Bin Plan

2018 Kasım’ında Lviv’e vardığımda hava buz gibiydi. Termometre 2 dereceyi gösteriyordu, üstümde eski bir mont, içimde “Bugün nasıl geçecek? ” telaşı. Cebimde 5 dolar, yani o dönemin kuruyla yaklaşık 140 UAH (Ukrayna Grivnası). Hostel ücretim ödenmişti, ama yemek, ulaşım, her şey bu paraya bağlıydı. İlk iş, Rynok Meydanı’na (Lviv’in merkezi) gittim. Meydan, UNESCO Dünya Mirası listesinde, etrafında rengarenk binalar, ortasında sokak sanatçıları… Bir keman çalan genç çocuk dikkatimi çekti. Bir süre dinledim, sonra yanına gittim. “Merhaba, ben Esat, Türkiye’den. Parça başı ne kadar kazanıyorsun? ” dedim. Güldü, “İyi bir günde 100 grivna, kötü bir günde 20” dedi. Dedim ki, “Bugün sana yardım edersem, biraz paylaşır mıyız? ” Şaşırdı, ama kabul etti. İlk plan: Sanatçı ekibine katıl!

Sokak Sanatçısı Olmak: Kemanla İlk Deneyimim

Hayatımda keman çalmamıştım, ama elimden tuttu, basit bir ritmi gösterdiler. Ben kemanı elime aldım, o kadar kötü çaldım ki insanlar gülmeye başladı. Ama işte işin sırrı bu: Gülüyorlarsa, durup izliyorlar. İzliyorlarsa, para atıyorlar. 1 saat içinde 50 grivna topladık. Yarısını bana verdi, 25 grivna cebimde. Bu, o günün kuruyla yaklaşık 1 dolar ediyordu. Yani 5 dolarım 6 dolar oldu! Ama asıl kazancım para değil, o anın eğlencesiydi. Soğukta titrerken bile içim ısındı. İpucu: Eğer bir sokak sanatçısının yanına gidersen, utanma. Bir şeyler yap, şarkı söyle, dans et, ama samimi ol. İnsanlar samimiyeti seviyor.

Yemek Meselesi: 2 Dolarla Karnımı Doyurdum

Keman macerasından sonra karnım zil çalıyordu. Lviv’de yemek ucuz, ama yine de dikkatli olman lazım. Rynok Meydanı’nda bir “Puzata Hata” diye bir restoran zinciri var. Ukrayna’nın yerel fast food’u gibi düşün. İçeri girdim, bir tabak borscht (pancar çorbası) ve birkaç parça varenyky (Ukrayna mantısı) aldım. Toplam 55 grivna, yani yaklaşık 2 dolar. Çorba o kadar sıcaktı ki, soğuktan donmuş ellerimi ısıttı resmen. Tadına diyecek yok, hem de bütçeme uygun. İpucu: Lviv’de yerel restoranlarda yemek yiyorsan, turistik yerlerden uzak dur. Puzata Hata gibi zincirler hem ucuz hem de otantik.

Ulaşım: Yürümek Bedava, Ama Ayaklarım Dondu

5 dolarlık bütçeyle toplu taşımaya binmek lüks gibi geliyordu. Lviv küçük bir şehir, çoğu yere yürüyerek gidiyorsun. Ama kasım soğuğunda, eski ayakkabılarla yürümek kolay değil. Rynok’tan Lviv Opera Binası’na kadar yürüdüm, yaklaşık 20 dakika. Ayaklarım dondu, ama manzara her şeye değdi. Opera binası, Avrupa’nın en güzel yapılarından biri. Giriş ücretli olduğu için içeri giremedim, ama dışarıdan seyretmek bile yeterdi. Zorluk şu: Soğukta yürürken enerjin çabuk tükeniyor. İpucu: Eğer Lviv’e kışın gidiyorsan, mutlaka sağlam bir ayakkabı ve termal çorap al. Ben almadım, bedelini ayaklarım ödedi.

Sokak Sanatçılarıyla Akşam: Bir Kahve, Bir Sohbet

Gün sonunda kalan paramla (yaklaşık 3 dolar, yani 80 grivna) bir kafeye gittim. Lviv, kahve kültürüyle ünlü. “Lviv Handmade Chocolate” diye bir yer var, Rynok Meydanı’na yakın. Bir fincan kahve 30 grivna. Oturdum, kahvemi yudumlarken sabah tanıştığım sokak sanatçısı çocukla tekrar karşılaştım. Adı Ivan’dı. Bana Lviv’in tarihini, sokak kültürünü anlattı. Meğer Lviv, Ukrayna’nın “kültürel başkenti” olarak biliniyormuş. Kahve içip sohbet ederken, o günün yorgunluğu uçtu gitti. İpucu: Lviv’de kafeler sadece içecek için değil, sosyalleşmek için de var. Yerel biriyle konuş, hikayelerini dinle. Paradan daha değerli.

Bütçe Dökümü: 5 Dolarla Bir Gün Nasıl Geçti?

Günü bitirirken cebimde kalan parayı ve harcamalarımı not ettim. İşte Lviv’de 5 dolarla bir günün dökümü:

Harcama Miktar (UAH) Dolar Karşılığı
Yemek (Puzata Hata) 55 UAH 2 USD
Kahve (Lviv Handmade Chocolate) 30 UAH 1 USD
Kalan Para 55 UAH 2 USD
Toplam Kazanç (Sanatçıdan) 25 UAH 1 USD

Gördüğün gibi, 5 dolarla başladım, 1 dolar kazandım, 3 dolar harcadım, 2 dolar da cebimde kaldı. Ama asıl kazancım, o gün yaşadığım deneyimlerdi. Lviv’in sokaklarında keman çalmak, Ivan’la sohbet etmek, borscht’un sıcaklığını hissetmek… Bunlar paha biçilemez.

Son Söz: Azla Çok Yapmak Mümkün

Dostum, Lviv’de geçirdiğim o gün bana şunu öğretti: Para her şey değil. Cebinde az olsa da, cesaretin ve samimiyetin varsa, bir şehri keşfedebilir, insanlarla bağ kurabilirsin. Sokak sanatçılarıyla geçirdiğim zaman, o soğuk kasım gününde içimi ısıttı. Eğer bir gün Lviv’e gidersen, Rynok Meydanı’nda bir sanatçıya selam ver, bir kahve al, sohbet et. Ve unutma, özgür olmak için çok paraya ihtiyacın yok. Cesur ol, azla çok yap!

Peki, senin böyle bir deneyimin var mı? Cebinde az parayla bir şehri keşfettiğin oldu mu? Yorumlarda anlat, merak ediyorum. Bir sonraki yazıda görüşürüz, kendine iyi bak!